Tuğçe Güçnar Kengil

Sen değiş dünya değişsin

Hayat(ım) karardığında ne olacak?

el feneri

Hep de diken üstünde yürüyemem ki!

Diyelim ki yürüdüm, ya hayat kararınca nasıl olacak?

Önümü nasıl göreceğim?

İşte bomba soru!

Hayat kararınca ne halt edeceğim?

Aydınlık bir sokaktasın, etraf ışıl ışıl, bir yandan çocuk sesleri bir yandan kahkahalar…

Güven hissi bütün bedenini sarmış, hafifsin, tiril tirilsin.

Bir de ne olsun!

Huzurun mızmızlanmaya başladı. Sen daha anlayamadan sokak lambaları sönüverdi. Çocuklar evlerine kaçıştı, kahkahalar kesildi.

Ortada sadece sen ve senin ayak seslerin, öylece kalakaldınız! Sokak zifiri, önünü göremez durumdasın…

Nereden de çıktı bu karanlık? Şimdi ne yapacağım?

Böyle bir durumda aklınıza ilk seçeneklerden biri el feneri olsa gerek!

Karanlıktaki en iyi kurtarıcı olan el feneri…

Haydi dönelim en başa; hayat kararınca ne halt edeceğimize?

Kafamızın içinde büyük bir baloncuk gibi şişip sönen bu sorunun cevabı da elbette ilk 3 seçenek içindeki el feneri. İyi, güzel hoş da el fenerimizin ne olduğunu biliyor muyuz?

Bizi hayata küstürecek, diplere itecek, moralimizi bozacak, “sırası mı?” diye iç geçirtecek kötü süprizler yaşıyoruz ya da yaşamayı bekliyoruz. Bunlara da hayatın karardığı anlar diyoruz.

Elimizden kayıp gidenlerin arkasından öylece bakarken, diğer yandan (bence çok talihsiz ama klasiklerimize yerleşmiş) “hayat devam ediyor” inancımızı durmadan tekrarlayan çevremizi silkeleyerek, bir köşede ağlamak istediğimiz ya da ortadan kaybolmak istediğimiz zamanları diyorum, kararıyor ortalık, ansızın göz gözü görmüyor…

İşte tam o anda devreye giren el fenerimiz yani “hayata yüklediğimiz asıl anlam” çantamızda değilse işimiz biraz zor.

Her şeye yüklediğimiz “anlam” denen bu kavramın bir de temeli var. Yani, varoluşumuza yüklediklerimiz…

Evet, bir dünya var ve bu dünyada milyarlarca canlı var, peki benim burada olma nedenim ne?

Nedensellik ilkesi gereğince her oluş bir nedene bağlıdır ve zorunlu olarak bir sonuç doğurur. Eğer “neden”i biliyorsanız olası sonuçlara yaklaşmışsınız demektir. Nedensellik çerçevesinden bakarsak biz bir nedenin sonucu, aynı zamanda bir sonucun nedeniyiz.

Peki bizim nedenimizin nihai sonucu ne?

Senin bu hayattaki “temel anlamın” ne?

İşte sana el feneri!

Bugüne kadar hiç düşünmediysen, bugün itibariyle kurcala bakalım.

Asıl anlamı kavradığın zaman, gözlerin görmese de varoluş nedenin seni karanlıkta bile sonucuna götürecektir.

Tuğçe Güçnar Kengil/kendinigelistir.com

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 21 Haziran 2015 by in Genel and tagged , , , , , , , , .
%d blogcu bunu beğendi: