Tuğçe Güçnar Kengil

Sen değiş dünya değişsin

Kayıp aranıyor

kayıp

 

“Çayı koy, sana geliyorum.”

Telefonu kapattıktan yarım saat sonra canım arkadaşımla bizim mutfakta karşılıklı çay içmeye başlamıştık bile. Havadan sudan, hafta sonlarının hızlı akmasından, trafikten ve yemek yapma üşengeçliğimizden konuştuktan sonra “Ne olacak böyle?” dedi. “Nereye kadar aynı tempoda devam edebiliriz ki?

Gün Pazar, saat on. Bu sorular için hiç de uygun bir zaman değil. Kaldı ki beş yıl, on yıl sonrasını düşünmeyi pek sevmem.

O an, geçtiğimiz hafta aynı cümleleri başka birkaç arkadaşımdan da duyduğumu hatırladım.

“Yapıyoruz ediyoruz da, tüm bunların anlamı ne?”

Yani dediler ki; sonunda öleceğiz ve şuan burada ne yapıyoruz?

Bir anlam arayışı, bir muallak…

Ben bu duruma bir isim buldum: Kayıp İnsan.

Sosyal medyada, televizyon programlarında, seminerlerde, sokaklarda, oralarda ve buralarda bize enjekte edilenleri düşünsenize.

Bir mutlu olma çılgınlığıdır gidiyor. Mutlu olurken, ideal kadın ve ideal erkek çizgisini de geçmemen lazım.
Bunları yaparken diğer yandan da uyman gereken kurallar, söylemen gereken sözler, atman gereken adımlar, yetişmen gereken yerler var.
Evliysen çocuk yapman, evli değilsen, vay haline, hemen nikahı kıyman gerektiğini saymıyorum bile.

Yeni insan modeli; hem koşayım, hem düşmeyeyim, hem birinci ben geleyim, hem benden beklenenleri yapayım ve bütün bunlar olurken de mutluluktan uçayım.

Sosyal paylaşımlar yapayım, fotoğraflarımı facebooka koyayım, yediğimi içtiğimi paylaşayım ve tüm bunlar olurken de mutluluktan uçayım.

Öleceğimi bileyim, çocuk cesetlerini lanetleyeyim, evdeki üçlü kanepede zaping yaparken “savaşa hayır”, “çocuklar ölmesin” güncellemeleri yazayım ve bunların hepsi olurken mutluluktan uçayım.

Bana biri “en son ne zaman çok mutlu hissettin?” dediğinde aval aval havalara bakayım ve bir türlü bulamıyorken, aynı zamanda mutluluktan uçayım.

Peki tüm bunlar olurken insana dair hallerimizi gören var mı?

Belki de Ihsan Oktay Anar’ın dediği gibi “ Yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünya’nın
şahidi olmaktı.” (Puslu Kıtalar Atlası)

Bana sorarsanız, insanoğlu mutluluğu aramaya başladığı ve yediği yemeği sadece instagramda paylaşmaya alıştığı günden beri kayıp…

Kayıp aranıyor, gören olursa sahip çıksın.

Tuğçe Güçnar Kengil/e-koc

Reklamlar

One comment on “Kayıp aranıyor

  1. sgalserabik
    15 Şubat 2016

    Büyütüp büyük sandıklarımızda mutluluğu ararken kaybolmak yerine, küçük olarak addettiğimiz ince ayrıntıları fark edebilirsek mutluluğun karşımızda ve yaygın olarak da “burnumuzun ucunda” olduğunu ve bizi yaşam sevinciyle beklediğini görebileceğiz, sanırım…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: