Tuğçe Güçnar Kengil

Sen değiş dünya değişsin

Travmamın meyvesi

​Trafik akmıyor. Burası İstanbul. Eskiden sadece Pazartesi ve Cuma günleri trafikte yoğunluk olurdu ama artık öyle değil. Gitgide stresim artmaya başladı. 

Bu durumda beni en iyi hissettirecek şey nedir, diye düşünürken yazmaya başladım. Ve aklıma bir soru geldi.
Acaba en sıkıcı anlarda “yapabileceğimiz en iyi şeyi yapsak” ne kadar işimize yarar?
Size “Araştırmalar gösteriyor ki…” diye başlayan ve bu konu hakkında içinizi aydınlatan makalelerden örnekler vermek isterdim ancak böyle bir araştırma var mı bilmiyorum. 

Ne yapacağız öyleyse?
Tabii ki araştırmayı biz üstleneceğiz.

Bir şeyin en iyisini yapmak denildiğinde aklınıza ne geliyor? 

O işin ustası olmak, 

O işi her yaptığında takdir almak,

O işi her gün yapmak,

O işi hakkında eğitimler vermek,

O işi yapmaktan mutluluk duymak,

O işi yaptıktan sonra başarıyı hissetmek,

O işten başka bir iş yapmamak… vs.

Sizce bunlardan hangisi “en iyi” olduğumuz işi bulmamızı sağlar? Ya da başka bir soru; bunlardan hangisi bir işi “en iyi” yaptığımızın kanıtıdır?

Yıllar yıllar önce bir toplulukta bu soru bana sorulmuştu. Söyle bakalım en iyi yaptığın şey ne?

Cevap verememiştim. Çevremdekilere baktığımda neredeyse hepsinin bir en iyisi vardı. Basketbol oynarım, resim yaparım, gitar çalarım, kayak yaparım gibi cevapların arasında sönük kalmış ve kendimi iğrenç hissetmiştim. Neden o anda “Ben çok iyi severim. Öyle bir severim ki kimse benimle yarışamaz” demedim bilmiyorum ama sanırım dalga geçilmesinden korktum. (Bugün olsa derdim) Muhtemelen de bu yazı o günün travmasının meyvesi…

Eskiden bu soru mülakatlarda da soruluyordu, hala geçerliliği var mı bilmiyorum. Şahsen ben sormuyorum. Hatta bunun bir eleme kriteri olduğunu asla düşünmüyor, düşünenlere de buradan “Herkes kendi işine baksın” diyorum.

Stresi bir kenara bırakalım. Mutlaka bir şeyi mükemmel yapmalıyız diye bir kural yok. Hatta kuralları tamamen unutalım.

“En iyi iş” yerine “en keyif aldığımız iş” diyelim. Çünkü biz şunu biliyoruz ki, keyif almadığımız hiçbir şeyde harikalar yaratamayız. Biliyoruz değil mi? Yok artık! Bu cümleyi artık adım başı söylüyorlar. Marketler de bile. Her yerde. Illaki denk gelmişsindir. Hatırladıysan devam edelim.

O travmatik soru bana bugün sorulsa cevabım hala yok ama bir şeyi çok iyi biliyorum. Yazarken dünyanın en mutlu insanı (en azından bana göre) benim.

Bu işte en iyi ben değilim ama aldığım hazda çok iddialıyım. Yazılarımı her okuyanın beğenmesine imkan yok. Zaten amacım bu da değil. 

Sizlere somut bir hünerimi söyleyemesem de bence benim de en iyilerim var. 

Eğer sizin de “Söyle bakalım en iyi yaptığın şey ne?” sorusuna verecek bir yanıt bulamıyorsanız şunu düşünün:

Yapmaktan en çok keyif aldığınız şey ne?

Eğer keyif alıyorsanız, en iyi olmaya adaysınız demektir. 

Ya da boş verin. En iyi ödülünü başkası alsın. 

Size sahip olduğunuz mutluluk yeter. 

Tuğçe Güçnar Kengil/e-koc

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 7 Ekim 2016 by in Genel and tagged , , , , , .
%d blogcu bunu beğendi: