Dinlenme beceriksizleri miyiz?

Hayat koşturma, hep yetişme hali. Iki nefes alsan, biraz soluklansan geç kalmış hissi…

Yapılacak işler, toplanacak eşyalar, kurulacak sofralar, hep bir hareket; çok takarsan hararet, şükredersen bereket…

Dinlenmek de ihtiyaç sonuçta. Bazen öyle ki, günlerce uyusan bile yine sırtında bir ağrı. Ayaklarını uzatsan neye yarar, kafanın içinde koşturuyor düşünceler…

Demek ki neymiş, dinlenmek demek yatmak demek değilmiş, erkenden uyumak hiç değil. Yorgunluğun asıl nedeni aklınla bedeninin aynı anda aynı noktada olmamaları!

Sabahın ilk saatleri. Alarm çalıyor. Yarı kapalı gözlerle elini uzatıp saati kapatıyorsun. Tek isteğin beş dakika daha uyumak. O an uyursan ne ala, uyuyamazsan ne giyeceğini düşünürken buluyorsun kendini. Bedenin yatakta, aklın çoktan giyinmeye başladı bile. Daha fazla dayanamadın, kaldırdın kendini de yataktan. Şuan gerçekten giyiniyorsun. Bir yandan telefonunu nereye koyduğunu anımamaya çalışırken bir yandan da aklın öğleden önce gireceğin toplantıda. Strese girdin. Aklın bedeninden gitgide uzaklaşıyor.

Sonunda işe geldin. Herkes senin gibi. Herkes koşturuyor. Herkes yarı uykulu. Herkesin bedeni bir yerde aklı kimbilir…

Masana oturdun. Bilgisayarını açtın. Kafan dağıldı. Bir gece önceye gittin. Ne geceydi ama. Çok eğlenmiştin. Çok gülmüştün. Böyle geceleri arada bir tekrarlamak lazımdı. Bilgisayara bakarken işte bu karara vardın.

Mesai bitti. Çok yorgunsun. Eve gidiyorsun. Hala yoldasın. Aklında akşam ne yemek yapacağın var. Saate bakıyorsun. Geç olmuş.

Yol boyunca planladığın ve yemek için can attığın yemeğin başındasın artık. Elini çatalına götürken aklına aniden araman gereken biri geldi. Saatine baktın. Daha fazla gecikmeden aramalıydın. Henüz yemeğin tadını alamadan işte bu kararı aldın.

Gün bitti. Uyuma vakti geldi. Koca gün aklın bir yerde bedenin bir yerde koşturmaktan helak oldun. Her yerin ağrıyor. Uzansan geçer mi?

Dinlenmiyoruz. Dinlenmeyi bilemiyoruz. Gözümüz hep saatte. Odağımızı kaybettik. Elbette bir sonraki adımla başlayıp kısa ya da uzun vadede geleceği planlamamız gerekiyor. Ancak bu demek değil ki akıl hep başka yerde olmalı…

Bazen yoldayken sadece yolda, yemek yerken sadece sofrada, saç tararken sadece aynada, ne iş yapıyorsan sadece orada, uzanırken sadece koltukta olmakta fayda var.

Dinlenmek için gün içinde fırsat kovalamak en beter yorgunluk. En güzeli aklı ve bedeni birbirine yakın tutmak.

Yazıyı okurken umarım çok uzaklara gitmemiş olmanız dileğiyle 🙂

Herkese selamlar.

Tuğçe

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s