Saydıcı mısın rağmenci mi?

Başarı varış noktası değil, bir süreçtir. Yazıma bir kesinlik cümlesiyle başlamak istiyorum. Çünkü buna sonuna kadar inananlardanım. Öncelikle bu yazıyı okumaya başlamadan önce düşünmenizi istiyorum. Sadece iki dakika! Kendinizi başarılı olarak görüyor musunuz? Hangi alanda başarılı olduğunuzu düşünüyorsunuz? Başarılı olmak istiyor musunuz? Ve son soru; Başarı sizin için nedir? En önemli soruyu en son sordum….

Sevgi depolarınız dolu mu?

Bir davete katıldınız ve yeni insanlarla tanıştınız. Aralarından biri sizin projenizle ilgileniyor ve sizinle sohbet etmek istiyor. Buraya kadar her şey güzel. Tek sorun ana dilleriniz farklı ve ortak bildiğiniz başka bir dil yok! Böyle bir durumda kalınca insanın aklına yapılacak birkaç şey geliyor. Konuşmaları çevirecek birini bulmak, el hareketleri ile anlaşmak, istemsiz olarak yüksek…

“Ben” e ulaşmak için “Biz”

Bu sabah kocaman bir “a-ha” anı yaşadım. Dünden beri kafamı kurcalayan, aslında direkt benimle alakalı olmayan ama içimi kemiren bir konu var. Bana ne kardeşim, diyemiyorum. Demek istiyor muyum ondan da emin değilim. Genel olarak gözlemlerim sonucu bir kez daha anladım ki bireysel farkındalık ile sosyal farkındalık bambaşka şeyler! Kendini bul, geliştir, tanı, başkalarını tanı….

Beslenmenin psikolojiye etkisi

Bugün öğle arasında Beslenme ve Diyet Uzmanı Sevinç Akdur’un “Beslenmenin Psikolojiye Etkisi” konulu konuşmasını dinledik. Dün cipsi hayatımdan çıkarma kararı almışken, çoğu akşam kendimi halsiz hissederken ve insanların ruhsal olarak yaşadıkları sorunlar bu kadar çoğalmışken seminer iyi geldi. Not alamadım, aklımda kaldığı kadarıyla ve çektiğim fotoğraflardan destek alarak size aktaracağım. Konuşma sağlık nedir sorusuyla başladı….

Tutkunu bul ve peşini bırak!

Işten çıkıp eve gidene kadar olan zamanda en sevdiğim şeylerden biri kafamı dağıtmama yardımcı olan haberler okumak. Bugün bir habere denk geldim ki, dağıtmak ne kelime, resmen ben dağıldım! Manşet; “‘Tutkularının peşinden git’ neden kötü bir tavsiyedir?” Allah Allah, dedim. Neden kötü olsun ki, biz herkese bunu söyleyip durmuyor muyuz? Duruyoruz. Tutkunu bul ve peşini…

Uyansın da büyüsün

Bir gün anlayacaksın kimsenin hatta kendinin bile değişmediğini. Içindeki sızının değişimden olmadığını, aslında herkesin tanıdığın o ilk halinde olduğunu öğreneceksin. Biri kulağına eğilip “büyümek acı veriyormuş” dediğinde kavrayacaksın yaşadıklarının nedenini… Değişen yok, dönüşen de. Sadece sen büyüdün ve sen büyüdükçe birçok şeyin ne kadar da küçük olduğunu gördün. Hayatına baksana. Eskiden uçsuz bucaksız açtığın kalbin…

Kaçaklara sesleniyorum!

Bu paylaşım az önce makarna yaparken aklımdan geçti. Makarna kısa sürede pişer, o kısacık zamanda bu kadar şeyi içimden geçirmem de enteresan… 2018 henüz bitmedi ancak benim ona dair yazacaklarım ve gelecekte işime çok yarayacak deneyimlerim dolmuş taşmış meğer. Otuz dört yaşıma bir ay önce girdim. (Anneciğim, şuan “dolu dolu otuz üçsün, ne otuz dördü”…

Dinlenme beceriksizleri miyiz?

Hayat koşturma, hep yetişme hali. Iki nefes alsan, biraz soluklansan geç kalmış hissi… Yapılacak işler, toplanacak eşyalar, kurulacak sofralar, hep bir hareket; çok takarsan hararet, şükredersen bereket… Dinlenmek de ihtiyaç sonuçta. Bazen öyle ki, günlerce uyusan bile yine sırtında bir ağrı. Ayaklarını uzatsan neye yarar, kafanın içinde koşturuyor düşünceler… Demek ki neymiş, dinlenmek demek yatmak…

Bana hikaye anlat

Bana hikaye anlatma! Bu cümleyi duymayan ya da söylemeyen yoktur. Burada bahsi geçen hikaye, gerçekte var olmayan şeyler için vaktimi çalma gibi bir mesaj içeriyor. Biz buradaki kullanımı bir kenara bırakalım ve diyelim ki; Haydi bana hikaye anlat! Hikaye (Mythos) insanlığın başlangıcında, onların kendilerini başkalarına açıklamak için anlattıkları bir yöntem olarak var olmuş. Aristoteles ile…

Içimden mi geldi bilinçdışımdan mı?

Cumartesi sabah 05.00’te uyandı Öykü. Ne yaptık ne ettiysek de yeniden uyutamadık. Hal böyle olunca saat 07.00’de kahvaltımız ile birlikte günü erkenden karşılamış olduk. Tabii Öykü’nün huzursuzlanmaları daha öğleni bulmadan başladı. Uyumak istiyordu artık. Bana da uyutmak düştüğü için sütünü verip yatağa yatırdım. Nerdeee… Bir sağa bir sola dönüyor, yine uykuya dalamıyor. Beşte kalkmış olmanın…