Uyansın da büyüsün

Bir gün anlayacaksın kimsenin hatta kendinin bile değişmediğini. Içindeki sızının değişimden olmadığını, aslında herkesin tanıdığın o ilk halinde olduğunu öğreneceksin. Biri kulağına eğilip “büyümek acı veriyormuş” dediğinde kavrayacaksın yaşadıklarının nedenini… Değişen yok, dönüşen de. Sadece sen büyüdün ve sen büyüdükçe birçok şeyin ne kadar da küçük olduğunu gördün. Hayatına baksana. Eskiden uçsuz bucaksız açtığın kalbin…

Içimden mi geldi bilinçdışımdan mı?

Cumartesi sabah 05.00’te uyandı Öykü. Ne yaptık ne ettiysek de yeniden uyutamadık. Hal böyle olunca saat 07.00’de kahvaltımız ile birlikte günü erkenden karşılamış olduk. Tabii Öykü’nün huzursuzlanmaları daha öğleni bulmadan başladı. Uyumak istiyordu artık. Bana da uyutmak düştüğü için sütünü verip yatağa yatırdım. Nerdeee… Bir sağa bir sola dönüyor, yine uykuya dalamıyor. Beşte kalkmış olmanın…

Sandığım gibi mi algılanıyorum?

Ofiste masama doğru yürürken karşıma çıkan bir arkadaşıma gülümsedim ve hızla dönüp yerime oturdum. Bu gülümseme onda ne hissettirdi tam bilmiyorum, tek söylediği son zamanlarda bende bir haller olduğuydu. Ne hali canım, her zamanki gibi, diye geçirdim içimden. Birkaç saat içerisinde de göz attığım bir sunumda şöyle yazıyordu; son altı ay içerisinde işinle ilgili bir…

Yorgunsanız oturabilirsiniz

Ciddiyim. Yorgunsanız oturabilirsiniz. Kısa bir mola verebilir, içinize derin bir nefes çekebilirsiniz. Gerek yok diyenleriniz var aramızda ancak bacakları titreyenleri görebiliyorum. Hayat hızlı akıyor. Şahsen ben bir Pazartesiden diğerine ne ara geldiğimizi anlayamıyorum bazen. Günler birbirlerini kovalarken ve sonuçlandırmamız gereken işler ardı arkasına çıkagelirken sizce de çok önemli bir şeyi atlamıyor muyuz? Evet, atlıyoruz. Hem…

Kayıp aranıyor

  “Çayı koy, sana geliyorum.” Telefonu kapattıktan yarım saat sonra canım arkadaşımla bizim mutfakta karşılıklı çay içmeye başlamıştık bile. Havadan sudan, hafta sonlarının hızlı akmasından, trafikten ve yemek yapma üşengeçliğimizden konuştuktan sonra “Ne olacak böyle?” dedi. “Nereye kadar aynı tempoda devam edebiliriz ki? Gün Pazar, saat on. Bu sorular için hiç de uygun bir zaman…

Yapma, Sadece Ol

Philippe Petit’in ikiz kuleler arasındaki yürüyüşünü okuyup bir yandan da fotoğraflarına bakarken ellerimin ne kadar terlediğini, bedenimin nasıl gerildiğini size anlatamam. Bir yanım “delirmiş bu adam” derken diğer yanım nasıl yaptığını sorguladı. Yıl 1974, aylardan Ağustos. Bir ip cambazı yaklaşık 417 m yükseklikte, 45 dakika boyunca çelik bir halatın üzerinde yürüyor. 45 dakikanın tamamı yürüyerek…

Tembellik mi bu?

Havanın soğuğu camın arasından sırtına vururken üşüyordu, kadın. Gözlerini yavaşça aşağı indirdi. Son zamanlarda bir türlü uygulamaya geçiremediği kararları hatırladı. Spora, yeni aldığı kitabı okumaya, rejim yapmaya, geçen hafta yazmaya başladığı yazıyı tamamlamaya, artık yeni bir hobi bulmaya, yazlıkları kaldırıp kışlıkları çıkarmaya, çocuklar için ‘en iyi okulu’ araştırmaya, hafta başındaki toplantı için sunum hazırlamaya, evdeki…

Yok gibi hayatlar

Şunu yapın, bunu yapın diyoruz ya sık sık, bazen gökdelenin tepesine çıkıp “kimseyi dinlemeyin” diye bağırasım geliyor. Yap kardeşim, ne yaparsan onu yap. İster ağla, ister zıpla. İstersen uykusuz işe git, istersen işsiz bir uyku çek. Başarının 10 kuralı, liderliğin 5 şartı, karşı cinsi etkilemenin 25 olmazsa olmazı, terfi alabilmek için yapılması gereken 4 hamle……

Bunu sen seçmiştin, şimdi ne oldu?

Yine gece geç saate kadar uyuyamadın değil mi? Kim bilir neler düşündün… Üzüldün, pişman oldun, ah dedin ah… Neden bunu seçtim? Sana bir sır vereyim mi? Hayatında her saniye seçim yapmak durumdasın, kabul ediyorum ki bazı tercihlerin sonunda hayatın değişiyor. Bazen fırsatlar sıralanıyor ayaklarına ve sen, Evet, kararımı verdim diyorsun ve balıklama pozisyonuna geçiveriyorsun. Çok…

Daha ne kadar bekleyeceksin?

Bir şey istiyordum, sonra o şeyi yapmak için bekledim, bekledim, sonra biraz daha bekledim veeee Tam 1 yıl önce kafamın içinde, gözlerimin önünde bu soru belirdi: “Daha ne kadar bekleyeceksin?” Mevcut yaptığım işimde gayet iyi gidiyordum, 09.00-18.00 bir çalışma temposunun üstüne bir de hafta sonu tatili sürdün mü tadından yenmez bir işim varken içimden bir…