Pencereni değiştir

“Pencereni Değiştir” kampanyasına hoş geldiniz.! Kampanyanın amacı algımızın, davranış ve duygularımıza olan yansımasını görmek… Bugün en az bir olaya, duruma ya da kişiye baktığımız noktayı değiştireceğiz. Nasıl mı? Algılarımız inançlardan, tecrübelerden, travmalardan ve daha birçok farklı nedenlerden beynimize yerleşiveriyorlar. Artık dünyayı onlardan öteye göremez hale geliyoruz. Peki yıllarımızı vererek edindiğimiz, canımız, bir tanemiz bakış açımızı…

Organik ararken kimyasal olma

Doğaçlama nedir bilirsin. “Doğal” kökünden gelir. Doğal ise olduğu gibi demektir. Mecburiyetsiz olan, Otomatik doğan, Içimizden gelen, Katıksız, katkısız, organik… Her ürünün organiğini tüketmeye, doğalına el sürmeye çalışırken bir ses duyuyoruz ve icimizdeki kimyasal ortaya çıkıveriyor. Ay sonu maaş almak için uykumuzdan, Işimizi yüceltmek için eşimizden, Eşimizi mutlu etmek için dostlarımızdan, Her nedense bir şeyler…

Sen olsan seni alır mıydın?

Satışçılar çok iyi bilirler ki,  eğer bir ürünü kolayca satmak isterseniz ilk koşul o ürüne kalpten inanmanız gerekir. Mülakatlarda adaylarla ya da satış alanında çalışan kişilerle yaptığımız sohbetler esnasında onlardan genellikle “ürününe önce inan, sonra onu iyi tanı” cümlesine benzer ifadeler duyuyorum. “Sen inanırsan, müşteri de inanır. Sen ürününe güvenirsen, müşteri de güvenir” diye devam…

Zamana göre yapılacaklar listenizi yok edin!

Ah zaman ah… Kimine göre dar kimine göre geniş, Kimine göre uzun kimine göre çok geçmiş… Herkese bu kadar adil dağıtılmışken, nasıl oluyor da her birimiz için bambaşka oluveriyor dersiniz? Bazen “zaman” kavramını düşünürken dehşete kapılmıyor değilim. Sanki acımasızca koşuyor, ancak öyle sessiz koşuyor ki nerede olduğunu göremiyoruz ya da biz onun neresindeyiz fark edemiyoruz….