Içimden mi geldi bilinçdışımdan mı?

Cumartesi sabah 05.00’te uyandı Öykü. Ne yaptık ne ettiysek de yeniden uyutamadık. Hal böyle olunca saat 07.00’de kahvaltımız ile birlikte günü erkenden karşılamış olduk. Tabii Öykü’nün huzursuzlanmaları daha öğleni bulmadan başladı. Uyumak istiyordu artık. Bana da uyutmak düştüğü için sütünü verip yatağa yatırdım. Nerdeee… Bir sağa bir sola dönüyor, yine uykuya dalamıyor. Beşte kalkmış olmanın…

Daha ne kadar bekleyeceksin?

Bir şey istiyordum, sonra o şeyi yapmak için bekledim, bekledim, sonra biraz daha bekledim veeee Tam 1 yıl önce kafamın içinde, gözlerimin önünde bu soru belirdi: “Daha ne kadar bekleyeceksin?” Mevcut yaptığım işimde gayet iyi gidiyordum, 09.00-18.00 bir çalışma temposunun üstüne bir de hafta sonu tatili sürdün mü tadından yenmez bir işim varken içimden bir…

Zamana göre yapılacaklar listenizi yok edin!

Ah zaman ah… Kimine göre dar kimine göre geniş, Kimine göre uzun kimine göre çok geçmiş… Herkese bu kadar adil dağıtılmışken, nasıl oluyor da her birimiz için bambaşka oluveriyor dersiniz? Bazen “zaman” kavramını düşünürken dehşete kapılmıyor değilim. Sanki acımasızca koşuyor, ancak öyle sessiz koşuyor ki nerede olduğunu göremiyoruz ya da biz onun neresindeyiz fark edemiyoruz….