Yok gibi hayatlar

Şunu yapın, bunu yapın diyoruz ya sık sık, bazen gökdelenin tepesine çıkıp “kimseyi dinlemeyin” diye bağırasım geliyor. Yap kardeşim, ne yaparsan onu yap. İster ağla, ister zıpla. İstersen uykusuz işe git, istersen işsiz bir uyku çek. Başarının 10 kuralı, liderliğin 5 şartı, karşı cinsi etkilemenin 25 olmazsa olmazı, terfi alabilmek için yapılması gereken 4 hamle……

Bunu sen seçmiştin, şimdi ne oldu?

Yine gece geç saate kadar uyuyamadın değil mi? Kim bilir neler düşündün… Üzüldün, pişman oldun, ah dedin ah… Neden bunu seçtim? Sana bir sır vereyim mi? Hayatında her saniye seçim yapmak durumdasın, kabul ediyorum ki bazı tercihlerin sonunda hayatın değişiyor. Bazen fırsatlar sıralanıyor ayaklarına ve sen, Evet, kararımı verdim diyorsun ve balıklama pozisyonuna geçiveriyorsun. Çok…

Daha ne kadar bekleyeceksin?

Bir şey istiyordum, sonra o şeyi yapmak için bekledim, bekledim, sonra biraz daha bekledim veeee Tam 1 yıl önce kafamın içinde, gözlerimin önünde bu soru belirdi: “Daha ne kadar bekleyeceksin?” Mevcut yaptığım işimde gayet iyi gidiyordum, 09.00-18.00 bir çalışma temposunun üstüne bir de hafta sonu tatili sürdün mü tadından yenmez bir işim varken içimden bir…

Pencereni değiştir

“Pencereni Değiştir” kampanyasına hoş geldiniz.! Kampanyanın amacı algımızın, davranış ve duygularımıza olan yansımasını görmek… Bugün en az bir olaya, duruma ya da kişiye baktığımız noktayı değiştireceğiz. Nasıl mı? Algılarımız inançlardan, tecrübelerden, travmalardan ve daha birçok farklı nedenlerden beynimize yerleşiveriyorlar. Artık dünyayı onlardan öteye göremez hale geliyoruz. Peki yıllarımızı vererek edindiğimiz, canımız, bir tanemiz bakış açımızı…

Organik ararken kimyasal olma

Doğaçlama nedir bilirsin. “Doğal” kökünden gelir. Doğal ise olduğu gibi demektir. Mecburiyetsiz olan, Otomatik doğan, Içimizden gelen, Katıksız, katkısız, organik… Her ürünün organiğini tüketmeye, doğalına el sürmeye çalışırken bir ses duyuyoruz ve icimizdeki kimyasal ortaya çıkıveriyor. Ay sonu maaş almak için uykumuzdan, Işimizi yüceltmek için eşimizden, Eşimizi mutlu etmek için dostlarımızdan, Her nedense bir şeyler…

Sen olsan seni alır mıydın?

Satışçılar çok iyi bilirler ki,  eğer bir ürünü kolayca satmak isterseniz ilk koşul o ürüne kalpten inanmanız gerekir. Mülakatlarda adaylarla ya da satış alanında çalışan kişilerle yaptığımız sohbetler esnasında onlardan genellikle “ürününe önce inan, sonra onu iyi tanı” cümlesine benzer ifadeler duyuyorum. “Sen inanırsan, müşteri de inanır. Sen ürününe güvenirsen, müşteri de güvenir” diye devam…

Sözlüğüne bakabilir miyim?

“Beni neden anlamıyorsun?” “Seni artık tanıyamıyorum…” “Daha ne kadar açık anlatabilirim!” “Ben sana böyle mi dedim?” “Sanırım anlaşamayacağız.” “Beni yanlış anladın!” “Bunda anlamayacak ne var?” Siz bu cümleleri ne kadar sıklıkla kuruyorsunuz ya da duyuyorsunuz? İşin içine “anlaşılamamak”, “anlatamamak”, “anlaşmazlık” girdiği zaman çılgına dönebiliyoruz. Ruhumuz daralıyor, ses seviyemiz yükseliyor, kanımız çekiliyor, adeta beynimize kan sıçrıyor;…