Benim bir hikayem var

Benim bir hikayem var. Kimsenin içini açıp göremediği, uzaktan izleyip yakınına giremediği, seninkine, onunkine ve ötekine benzemeyen bir hikaye… Başlangıcını hatırlamasam da bu hikaye bana ait.  Iyisiyle kötüsüyle, Bolluğuyla yokluğuyla, Acısıyla tatlısıyla, Güzeliyle çirkiniyle, Kilosuyla inceliğiyle, Hatasıyla başarısıyla bana ait. Eşsiz desem yeridir. Diyorum ya kimseninkine benzemiyor. Ne verdiği dersler ne tattırdığı zevkler… Bulutların şekilleri,…

Ya yatağınızı değiştirin ya işinizi

Ruhun bedeni bedenin de ruhu etkilediğini biliyoruz. Peki bu denklemden yola çıkarak işinizi sevip sevmediğinizi anlayabileceğinizi biliyor musunuz? Motivasyon= beklenti × sonuca ulaşabilme olasılığı ise ben de diyorum ki; Mutluluk ve tatmin çoğaltıldıkça hissedilen yorgunluk azalır. Aklıma 2014 yılındaki halim geldi. Yoğunluk hat safhada. Hafta içi işe gidiyorum, mesai saatleri 9/18 ancak benim evden çıkma…

Yorgunsanız oturabilirsiniz

Ciddiyim. Yorgunsanız oturabilirsiniz. Kısa bir mola verebilir, içinize derin bir nefes çekebilirsiniz. Gerek yok diyenleriniz var aramızda ancak bacakları titreyenleri görebiliyorum. Hayat hızlı akıyor. Şahsen ben bir Pazartesiden diğerine ne ara geldiğimizi anlayamıyorum bazen. Günler birbirlerini kovalarken ve sonuçlandırmamız gereken işler ardı arkasına çıkagelirken sizce de çok önemli bir şeyi atlamıyor muyuz? Evet, atlıyoruz. Hem…

Kararların sana mı ait?

Dün gece uyumadan hemen önce kısa bir instagram turu yaparken kuzenimin bir paylaşımına rastladım. Muhtemelen İstinye civarlarından çekilmiş, çok hoş bir boğaz fotoğrafı. Altına da yorum yazmış. Buraya kadar her şey çok normal değil mi? Aslında bundan sonrası da gayet normal. Yazdığı yorum da son derece güzel. Gel gör ki yorumdaki tek bir cümle uykumu…

Sen ne dersen o !

Sen nasıl istersen işler öyle yürüyecek. Panik yaptıkça batacaksın. Bir şeye ne kadar çok takıyorsan bil ki başına o gelecek. Evini özellikle bir hastane yanına taşıyorsan oraya işin düşecek.  Hastayım dedikçe iyi hissedemeyeceksin. Yapamayacağına inandığın hiçbir şeyi gerçekten de beceremeyeceksin. Hayat seni her seferinde haklı çıkaracak. Tedirgin davrandıkça üzerine gelenler çoğalacak. Sen sırtını her eğdiğinde bir yük…

Kötü yola düşmüşüz, haberimiz yok!

Yok arkadaş boşuna bu eşitlik uğraşları. Kimse kimseyi kandırmasın. Suç bizlerin. Yolumuz en başından yanlış. Bu yol hiç iyi değil. Kötü yola düşmüşüz, haberimiz yok. İşiniz düşmese bile yolunuzun üstünde görürseniz eğer bir bebek mağazasına uğrayın. Kız bebek ya da erkek bebek reyonlarını sormanıza gerek bile olmadığını hemen fark ediyorsunuz. Bir taraf masmavi bir taraf…

Motive et beni!

Dün sabah uyandığımda elime telefonumu aldım ve bir baktım ki bizim kızlar whatsapp grubunda coşmuş. İki can dostum isyanlarda. Yazışmaların saati 06.00. Konu ne dersiniz? Tahmin etmişsinizdir belki; Bu saatte işe mi gidilir, bu ne biçim hikaye böyle? Muhabbetlerine 08.00 sularında katılabildim, daha erken kalksaydım sizi motive ederdim, dedim. Geç kalmış sayılmazsın, et de görelim,…

Tanıdığın bir Yerini Bilci var mı?

Az önce İzotomi blog sayfasında gezinirken Umut Kısa’nın “Ya istediği farklıysa” başlıklı yazısını okudum. Meslek seçimi aşamasında olan bir öğrenci ile olan görüşmesindeki diyaloğu aktarmış. Bu diyalog beni aldı nerelere götürdü dersiniz? Beni yalnız bırakmayın. Haydi siz de gelin. Sevgili okur, saygıdeğer kişi, Sakın kıpırdama, olduğun yerde kal ve bir kendine bak. Yüzünü görmek istiyorsan…

Yeni Yılın Sopası

Her 31 Aralık akşamı içimi bir umut kaplıyor. Sanki saat 00.00 itibariyle geçmişe bir sünger çekilecek, aklıma taktıklarım, üzüntülerim, yolunda gitmeyen her şey yok olup gidecek, yapmak isteyip yapamadıklarım için gerekli tüm koşullar kendini gösterecek ve yeni yıl tüm görkemiyle önüme kırmızı halısını serecek. Evet, bugün de aynı duygulardayım. Ama bu sefer durum biraz daha…

Tutunduğun her neyse…

Uzun zamandan sonra herkese merhaba! Yazılarımı özlediniz mi bilmiyorum ama topluca güzel günleri özlediğimizden eminim. Malum ülkemiz zor zamanlardan geçiyor. Yaşanan olayları tekrar tekrar yazmayacağım, zaten yeterince okuyup tartışıyorsunuz. Benim şuan ki derdim tutunduklarımız.  Hayat zaten stres dolu. Zamansızlık her yanımızı sarmış. Yetişememe duygusu burnumuza kadar gelmiş. Tüm bunlara her gün ve her gün ayak…