Sandığım gibi mi algılanıyorum?

Ofiste masama doğru yürürken karşıma çıkan bir arkadaşıma gülümsedim ve hızla dönüp yerime oturdum. Bu gülümseme onda ne hissettirdi tam bilmiyorum, tek söylediği son zamanlarda bende bir haller olduğuydu. Ne hali canım, her zamanki gibi, diye geçirdim içimden. Birkaç saat içerisinde de göz attığım bir sunumda şöyle yazıyordu; son altı ay içerisinde işinle ilgili bir…

Kaygımla Kahve Keyfim

Karanlıktı, biraz da tozlu… Nefesimi burnumdan alıp vermeye çabalarken, ağzımı açamadığımı fark ettim. Zaman geçti… Geçti… Zannettiğimden de uzun bir zaman geçti. Yok dedim, içimden; bu böyle olmayacak! Acaba konuşmayı mı denesem? Belki de bir şey söyler ve çıkarır beni buradan… 2 kere tıklattım kapısını… Haydi gidiyoruz dedim, konuşmamız lazım, sana kahve ısmarlayacağım… Bir yandan…

Pencereni değiştir

“Pencereni Değiştir” kampanyasına hoş geldiniz.! Kampanyanın amacı algımızın, davranış ve duygularımıza olan yansımasını görmek… Bugün en az bir olaya, duruma ya da kişiye baktığımız noktayı değiştireceğiz. Nasıl mı? Algılarımız inançlardan, tecrübelerden, travmalardan ve daha birçok farklı nedenlerden beynimize yerleşiveriyorlar. Artık dünyayı onlardan öteye göremez hale geliyoruz. Peki yıllarımızı vererek edindiğimiz, canımız, bir tanemiz bakış açımızı…

Organik ararken kimyasal olma

Doğaçlama nedir bilirsin. “Doğal” kökünden gelir. Doğal ise olduğu gibi demektir. Mecburiyetsiz olan, Otomatik doğan, Içimizden gelen, Katıksız, katkısız, organik… Her ürünün organiğini tüketmeye, doğalına el sürmeye çalışırken bir ses duyuyoruz ve icimizdeki kimyasal ortaya çıkıveriyor. Ay sonu maaş almak için uykumuzdan, Işimizi yüceltmek için eşimizden, Eşimizi mutlu etmek için dostlarımızdan, Her nedense bir şeyler…

Kaktüsleri sever misiniz?

Bundan 1 yıl hatta 6 ay öncesine kadar kaktüsler benim için acı bir bitkiden başka bir anlam ifade etmiyorlardı. Ta ki O’nu tanıyana kadar… O, benim hayatımda tanıdığım en öğretici insanlardan biridir. Yalnızlığı sevmez ama tek başınalığa aşıktır. O, kabuğunu göstermez ama eğer siz isterseniz şeffaf kalbinde büyüttüğü çiçekleri seyredebilirsiniz. Bazen görünmez olur, o kadar…

Sen olsan seni alır mıydın?

Satışçılar çok iyi bilirler ki,  eğer bir ürünü kolayca satmak isterseniz ilk koşul o ürüne kalpten inanmanız gerekir. Mülakatlarda adaylarla ya da satış alanında çalışan kişilerle yaptığımız sohbetler esnasında onlardan genellikle “ürününe önce inan, sonra onu iyi tanı” cümlesine benzer ifadeler duyuyorum. “Sen inanırsan, müşteri de inanır. Sen ürününe güvenirsen, müşteri de güvenir” diye devam…

Zamana göre yapılacaklar listenizi yok edin!

Ah zaman ah… Kimine göre dar kimine göre geniş, Kimine göre uzun kimine göre çok geçmiş… Herkese bu kadar adil dağıtılmışken, nasıl oluyor da her birimiz için bambaşka oluveriyor dersiniz? Bazen “zaman” kavramını düşünürken dehşete kapılmıyor değilim. Sanki acımasızca koşuyor, ancak öyle sessiz koşuyor ki nerede olduğunu göremiyoruz ya da biz onun neresindeyiz fark edemiyoruz….