Içimden mi geldi bilinçdışımdan mı?

Cumartesi sabah 05.00’te uyandı Öykü. Ne yaptık ne ettiysek de yeniden uyutamadık. Hal böyle olunca saat 07.00’de kahvaltımız ile birlikte günü erkenden karşılamış olduk. Tabii Öykü’nün huzursuzlanmaları daha öğleni bulmadan başladı. Uyumak istiyordu artık. Bana da uyutmak düştüğü için sütünü verip yatağa yatırdım. Nerdeee… Bir sağa bir sola dönüyor, yine uykuya dalamıyor. Beşte kalkmış olmanın…

İç sesiniz miyop mu hipermetrop mu?

İç sesini yönetmek, zor bir yöneticiyi yönetmek kadar zordur. Bu ikisinden de zor bir şey varsa, o da gözlük olmaktır. Bazen ne yaparsan yap, kimseyi mutlu edemediğin hissine kapılırsın. İç sesin sana yaptığın rapor olmamış der, sonuca odaklanamıyorsun der, daha fazla çalışmalısın der, senden daha iyisini bekliyorum der, beni anlamıyorsun der. Der de der. Böyle…