Yorgunsanız oturabilirsiniz

Ciddiyim. Yorgunsanız oturabilirsiniz. Kısa bir mola verebilir, içinize derin bir nefes çekebilirsiniz. Gerek yok diyenleriniz var aramızda ancak bacakları titreyenleri görebiliyorum. Hayat hızlı akıyor. Şahsen ben bir Pazartesiden diğerine ne ara geldiğimizi anlayamıyorum bazen. Günler birbirlerini kovalarken ve sonuçlandırmamız gereken işler ardı arkasına çıkagelirken sizce de çok önemli bir şeyi atlamıyor muyuz? Evet, atlıyoruz. Hem…

Maalesef Duygusalım

-Size bir şans verilse ve kendinizle ilgili bir şeyi değiştirme fırsatınız olsa, o şey ne olurdu? -Hımmm.. Bir düşüneyim… Evet, söylüyorum, başımın belası duygusallığım! Çoğu insan “duygusal olma” halini bir zayıflık olarak görüyor ve eline geçen ilk fırsatta bu çirkin özellikten kurtulmayı istiyor. Çünkü herkes onlara aynı aklı veriyor: Duygularını işin içine katma! Duygusallığın sırası…

Kaygımla Kahve Keyfim

Karanlıktı, biraz da tozlu… Nefesimi burnumdan alıp vermeye çabalarken, ağzımı açamadığımı fark ettim. Zaman geçti… Geçti… Zannettiğimden de uzun bir zaman geçti. Yok dedim, içimden; bu böyle olmayacak! Acaba konuşmayı mı denesem? Belki de bir şey söyler ve çıkarır beni buradan… 2 kere tıklattım kapısını… Haydi gidiyoruz dedim, konuşmamız lazım, sana kahve ısmarlayacağım… Bir yandan…

Sözlüğüne bakabilir miyim?

“Beni neden anlamıyorsun?” “Seni artık tanıyamıyorum…” “Daha ne kadar açık anlatabilirim!” “Ben sana böyle mi dedim?” “Sanırım anlaşamayacağız.” “Beni yanlış anladın!” “Bunda anlamayacak ne var?” Siz bu cümleleri ne kadar sıklıkla kuruyorsunuz ya da duyuyorsunuz? İşin içine “anlaşılamamak”, “anlatamamak”, “anlaşmazlık” girdiği zaman çılgına dönebiliyoruz. Ruhumuz daralıyor, ses seviyemiz yükseliyor, kanımız çekiliyor, adeta beynimize kan sıçrıyor;…