Ya yatağınızı değiştirin ya işinizi

Ruhun bedeni bedenin de ruhu etkilediğini biliyoruz. Peki bu denklemden yola çıkarak işinizi sevip sevmediğinizi anlayabileceğinizi biliyor musunuz? Motivasyon= beklenti × sonuca ulaşabilme olasılığı ise ben de diyorum ki; Mutluluk ve tatmin çoğaltıldıkça hissedilen yorgunluk azalır. Aklıma 2014 yılındaki halim geldi. Yoğunluk hat safhada. Hafta içi işe gidiyorum, mesai saatleri 9/18 ancak benim evden çıkma…

Motive et beni!

Dün sabah uyandığımda elime telefonumu aldım ve bir baktım ki bizim kızlar whatsapp grubunda coşmuş. İki can dostum isyanlarda. Yazışmaların saati 06.00. Konu ne dersiniz? Tahmin etmişsinizdir belki; Bu saatte işe mi gidilir, bu ne biçim hikaye böyle? Muhabbetlerine 08.00 sularında katılabildim, daha erken kalksaydım sizi motive ederdim, dedim. Geç kalmış sayılmazsın, et de görelim,…

Travmamın meyvesi

​Trafik akmıyor. Burası İstanbul. Eskiden sadece Pazartesi ve Cuma günleri trafikte yoğunluk olurdu ama artık öyle değil. Gitgide stresim artmaya başladı.  Bu durumda beni en iyi hissettirecek şey nedir, diye düşünürken yazmaya başladım. Ve aklıma bir soru geldi. Acaba en sıkıcı anlarda “yapabileceğimiz en iyi şeyi yapsak” ne kadar işimize yarar? Size “Araştırmalar gösteriyor ki…”…

Kayıp aranıyor

  “Çayı koy, sana geliyorum.” Telefonu kapattıktan yarım saat sonra canım arkadaşımla bizim mutfakta karşılıklı çay içmeye başlamıştık bile. Havadan sudan, hafta sonlarının hızlı akmasından, trafikten ve yemek yapma üşengeçliğimizden konuştuktan sonra “Ne olacak böyle?” dedi. “Nereye kadar aynı tempoda devam edebiliriz ki? Gün Pazar, saat on. Bu sorular için hiç de uygun bir zaman…